Prof.Dr.M.Behçet SEVİN
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı


Varis cerrahisi

Varis cerrahisi

Kliniğimizde uygun vakalarda radyofrekans yöntemiyle ve kapalı teknikle varis tedavisi yapılırken uygun olmayan vakalarda ise cerrahi yöntemle estetik olarak varis tedavisi başarıyla gerçekleştirilmektedir.






ENDOVENÖZ GİRİŞİMLERİ KİMLERDE YAPMAMALI?

Endovenöz lazer operasyonlarının akut  derin ven trombozu olan hastalarda ve gebelerde uygulanmaması gerekir . Doğumsal toplardamar hastalığı olanlarda ( KlippelTrenaunay , ParkesWeber Sendromu gibi) majör venlere genelde uygulanmaması gerekir.

Çok kıvrımlı venlere de yapısı nedeni ile lazer uygulanması çok zordur.

Lazer işleminde cildin çok iyi korunması gerekir , yoksa enerjinin yüksekliği nedeni ile yanıklar oluşabilir.

Lazer uygulanacak ven çapı 2 cm  den az ise delinme veya yırtılma söz konusu olabilir.

 

ENDOVENÖZ GİRİŞİMLERİN SONUÇLARI

İşlem ne kadar mükemmel yapılırsa yapılsın geniş çaplı venlerde daha fazla olmak üzere damarlarda kısmi veya tam açılma görülebilir. Bu hastalarda endovenöz kapatma tekniği ile operasyonun tekrarı gerekebilir

Lazerle endovenöz kapama tekniği uygulanan hastaların çoğunluğunda hemen hemen hiç ağrı olmaz. Nadiren olsa da ağızdan alınan ağrı kesicilerle tedavi edilirler .

Bacakta şişme veya aşırı ağrı hissi , gelişen derin ventrombozuna bağlı olabilir ve doktorunuzun kontrol etmesi gerekebilir.

Ayak parmaklarındaki uyuşma hissi , renk solması veya renkte mora yakın koyulaşma yine derhal doktor kontrolunu gerektiren durumlardandır.

 

 

Bu operasyonu geçirdiniz sonrasında ne yapmanız gerekir ?

İlk gün 20 dakikalık olmak üzere 3 defa yürüyüş yeterli olacaktır.

Ancak oda ve ev içerisindeki günlük aktivasyonların sınırı yoktur.

Çok uzun süre sabit olarak ayakta kalmamak gerekir. İstirahat edileceği zaman bacağın yükseğe kaldırılması yararlı olacaktır.

Güçlü kardiovasküler aktivasyonlarda uzak kalmak gerekir. Bunlar ağırlık çalışmak , efor gerektiren sporlar yapmak gibi durumlardır . En az on gün kadar bunlara dikkat edilmesi gerekir.

Operasyon sonrası doktorunuzun yapacağı Doppler kontrolü sonrasına kadar varis destek çorabınızın kalması gerekir. Sonraki giyilecek kontrolde belirtilecektir.

Genelde üç veya dört gün sonra hastalar işine dönebilir. Ancak hastanın işi uzun süre ayakta kalmayı veya ağır kaldırmayı gerektiriyorsa bu süre biraz daha uzatılmalıdır.




Varisler nedir ve nasıl oluşur?




Toplardamarların genişleyip, kıvrılması, uzayarak bükümlü hale gelmesi ve  cilt yüzeyinde belirgin hale gelmesidir.

Bacaklarımızdaki kirli kan, normalde bacak kaslarımızın kasılmasıyla oluşan pompalama sonucu akciğere gönderilir, bu kanın yerçekimiyle tekrar bacaklarımıza geri dönmesine ise bacak toplardamarlarında bulunan bu kapaklar kapanarak engel olurlar.

Bu kapaklar, kalıtımsal ve edinsel bazı faktörler sonucu tahrip olurlarsa, akciğere gönderilen kan yerçekimi etkisiyle geri kaçar (reflü) ve bacak toplardamarlarında birikir.

Yıllar içinde reflünün oluşturduğu basınç artışı nedeniyle bacakta diz altındaki toplardamarlar şişer, genişler ve varisleri oluştururlar. Dolayısıyla variste olayın nedeni toplardamarlardaki kapak yetmezliği, sonucu ise varislerin kendisidir.

Kadınlarda erkeklerden daha sıktır. Kadın olmak da tek başına yapısal risk faktörleri arasındadır. Her adet dönemine eşlik eden hormonal değişimler, hamileliğin ilk üç ayında yine hormonların etkisi, daha sonra ise anne karnındaki bebeğin mekanik baskısı sonucu damar içindeki basınç artışına bağlı genişleme, varis oluşması için uygun bir ortam sağlar.

İçerdiği hormonlardan dolayı, doğum kontrol hapları ve menopoz sonrası kullanılan hormon yerine koyma tedavileri toplardamarlarda genişlemeye, yeni varisli damarların oluşmasına neden olur.

Yaş da değiştiremeyeceğimiz risk faktörleri arasındadır. Yaş gruplarına göre varis hastalığı; 30-40 yaş arasında toplumun % 50'sinde görülürken, 70 yaş ve üzerinde bu oran % 90'lara kadar yükselir. Her yaş grubunda görülse de yaşın ilerlemesi ile görülme sıklığı artar.

Ailede varis hastalığının olması önemlidir. Genetik kodlama ile geçen yapı elemanlarındaki farklılıktan dolayı damar duvarındaki zayıflık, toplardamarlar içinde bulunan kapaklarda azlık veya kapakların hiç olmaması, varis hastalığının gelişmesi için uygun bir ortam sağlar. Varis ve diğer toplardamar hastalıklarında en önemli faktörlerden birisi ailesel yatkınlıktır.
Birinci dereceden akrabalarında (anne, baba, kardeş, vb.) varisi olan bir kişinin varis hastalığına yakalanma olasılığı yüksektir.

Çalışma şekli ve benzeri sebeplerle uzun süre ayakta kalan insanlarda veya sürekli masa başında çalışan insanlarda daha sık görülmektedir. Değişen dünya ile oluşan hareketsiz yaşam biçimleri neticesinde varis vakaları son yıllarda oldukça artmıştır. Uzun süre hareketsiz kalma  baldır pompasının çalışmaması ve zayıflaması sonucu kanın bacaklarda göllenmesine neden olur. Buda sürekli ayakta çalışanlara oranla daha da risklidir. Özellikle öğretmen, ev hanımı, bankacı, doktor, hemşire, sekreterlerde daha sık görülür


Sigara

 

Fazla kilolu  olanlar

 

Aşırı sıcağa maruz kalanlar, mevsimlerin sıcak gitmesi, sıcak iklime sahip yerlerde yaşama, aşçılar gibi sıcak ortamda çalışan meslek grupları

Kabızlık: Karın içi basıncının artması varisi tetikler,

Bacaklardaki damarları dışarıdan baskı altına alan çorap ve/veya giysilerin giyilmesi yine damarların geri dönüşünü kısıtlayarak varise ortam hazırlar.

 

Topuklu ayakkabılar yine baldır kasının çalışmasını engelleyerek varisi uyarır.

Bacaklara alınan darbeler, kazalar, yanıklar, ameliyatlar da varis görülme riskini arttırır.

Varis Hastalığının Belirtileri


  • Bacaklarda gözle görünür damar belirginleşmeleri
  • Gün içinde giderek artan bacak ağrıları,  akşama doğru giderek artan yorgunluk, ağırlık hissi

  • Ayak, ayak bileği veya bacakta  giderek artan şişlikler

  • Geceleri bacaklarda kramplar

 

  • Bacaklarda yanma, kaşıntı (bazen kaşıntı ile kanamalar), renk değişikliği

 

  • Bacakta aniden gelişen şişme-sertleşme ve kızarmalar
  • Bacaklarda hafif çarpma ile veya kendiliğinden oluşan küçük morluklar, iyileşmesi uzun süren kanamalar
  • Ayak bileğinde kahverengi morumsu lekeler

 

  • Staz dermatiti de denilen ciltte kızarıklık, kaşıntı, kuruluk

  • Bacaklarda veya ayak bileğinde iyileşmesi zaman alan yaralar

  • Kimi zaman tabloya eşlik eden huzursuz bacak sendromu

Toplardamarlarda oluşan deformasyon bacaklarda şişkinlik, yorgunluk ve ağrı oluşturarak kronik gerilime neden olur. Ayrıca tedavi süreci geciktikçe kendini ikincil hastalıklar adını verdiğimiz ileri safhalara taşır. Çirkin görüntü oluşturan damarlara ait kozmetik kaygılar; giysilerimiz ve yaşama şeklimiz üzerindeki etkileri de sürekli olarak gerilim nedenidir. Varislerin erken tanı ve tedavisi, kapakçıklardaki bozukluğun damar duvarlarında kalıcı değişikliklere neden olmadan tedavisine olanak verir.

Başlangıçta küçük kılcal damarlar veya mavi-yeşil renkteki damar genişlemeleri, ileri safhalarda cildi kahverengi renge dönüştürüp varis ülserlerine neden olur. Hastalığın doğal seyri sırasında oluşan yakınmalar uzun sürede geliştiğinden, hastaları tarafından algılanmaz fakat doğal seyrinde ilerleyen hastalık; kanama, yaraların açılması gibi ikincil hastalıklara neden olduğunda bireylerin yaşam kalitesini düşürür. Yakınmalar ile damarların boyutları arasındaki ilişki yapılan çalışmalarda gösterilememiştir.

Sık olarak dert yanılan ağrıyan, şiş, ağır ve yorgun bacak yakınmalarının nedeni varisler olabilir.

Tedavisi uzun yıllardır ameliyatla tedavi edilmekteydi, son yıllarda tedavi için geliştirilen yeni teknolojik cihazlar sayesinde varisin ameliyatsız tedavisi giderek artmaktadır. Kadınların varis konusunda doktora gitmemelerinin en büyük nedenlerinden biri ameliyat korkusu. Oysa ameliyat diğer yöntemler uygulanamaz durumda ise yapılıyor. Varisin çok ilerlediği hallerde ameliyat tercih ediliyor.

Varis tedavisinde kullanılan lazer, radyo frekans, ilaçla kurutma (skleroterapi) ve köpük tedavisi gibi çağdaş ameliyatsız yöntemlerle çok daha kolay ve risksiz bir şekilde tedavi edilebilmektedir.

Ameliyatsız varis tedavi yöntemlerinin en önemli avantajı; hasta günlük yaşamını sürdürürken tedavisini olabilmektedir.

1-İlaçla Tedavi

Varisin ilaçla tedavisi yoktur. Hiçbir ilaç varisli damarları yok etmez. İlaç tedavisi ancak ağrının giderilmesi veya azaltılması ve şişliklerin azaltılması amacıyla kullanılır. Genelde destek tedavilerdir, hastalığı yok edemez. Bunlar:

  • İdrar sökücü tedaviler: Ciddi bacak ödemi olan hastalarda  kısa süreli kullanılmalıdır. Uzun süreli kullanımlar sakıncalıdır.
  • Antibiyotikler: Lokal yaraya sürülecek veya ağız yoluyla alınacak  tedaviler olabilir. Özellikle varis yaralı hastalarda kullanılır.
  • Pentoksifilin içeren preperatlar: Tedavide destek olarak kullanılır.
  • At kestanesi tohumu özsütü: İlerlemiş vakalarda ödemi azaltır. Şikayetleri bir miktar geriletir.

Asprin ve kan sulandırıcı diğer tedaviler pıhtının eşlik ettiği varisli damarlarda, pıhtı riskinin yüksek bulunduğu vakalarda,  yara iyileştirmesini hızlandırmak ve pıhtıyı eritmek için kullanılabilir.


2-Basınçlı Çorapla Tedavi

Basınçlı özel varis çorapları tedavide çok önemli bir yer tutar.  Hastalar genelde uyum sağlamasa da ve basit bir tedavi olarak nitelendirse de varisin tedavisinde altın standart varis çorabıdır.

Bacaklarında varis olan hastalar eczaneye veya medikal firmalara giderek doktora danışmadan varis çorabı satın almamalıdır. Varis çorabının birçok çeşidi ve basıncı olduğu için öncelikle muayene takiben yapılan tetkiklerden sonra hastalığın derecesi belirlendikten sonra hekiminiz size varis çorabı önerecektir. Bu sebeple rastgele çorap almak fayda değil zarar getirir. Hangi çorabın, nasıl kullanılması gerektiğine hekim karar vermelidir. Aynı zamanda varis çorabı alırken yetkili kişi tarafından hastadan  yapılan bacak çap ölçümlerine göre hastaya uygun ölçü ve uygun basınçlı çorap verilmelidir.

 

Varis çorabını bu kadar önemli kılan faydaları nelerdir?

-Bacakta herhangi bir nedenle tam olarak fonksiyon görmeyen kapakçıkların yerine kanı ayak ucundan kalbe doğru pompalamaya çalışır

-Kas dokusuna özellikle baldır kaslarına destek sağlar.

Diz altı kas gücünü yani pompa gücünü arttırır.

-Ödemi azaltır ve uygun zamanda yani şişlik gelişmeden giyinilirse ödemin oluşmasını önler

-Lenf dolaşımına destek sağlar.

Venöz basınç artışını azaltır.

Damarlardaki kanın kalbe doğru akış hızını arttırır.

Varis yaralarının oluşumunu, nedenlerini önler.

 

3-Varisin Cerrahi Tedavileri

Çok uzun yıllardır uygulanan ameliyat türüdür.  Varisli damarın cerrahi yöntemle çıkarılması veya tamiridir. En ileri derecedeki  genişlemiş damarların oluşturduğu varis çıkıntıları bile bu yöntemle tedavi edilerek kolayca  ortadan kaldırılabiliyor.

A-Lokal Pakeeksizyonu

Ana damarlarında müdahaleyi gerektirecek bir ileri yetmezliği olmayan fakat yan dalları (pake) belirgin şekilde varisleşmiş ve sağlığını tehdit edecek düzeye gelmiş hastalarda lokal anestezi ile varis pakelerinin alınmasıdır.

        

B- Perforan ven ligasyonu

Derin ve yüzeysel damarlar arasında bağlantı sağlayan damarlarda (perforan damarlar) yetmezlik olduğunda, bacak alt kısımlarında ülserleşme ve ileri şişlik olabilir. Perforan ven ligasyonu, bu damarların dopplerle tespit edilerek (çoğunlukla) lokal anestezi ile kapatılmasıdır.

Derin ve yüzeyel damarlar arasında bağlantı sağlayan perforan damarlar vardır.  Bunlara  halk arasında iç varis noktaları da denmektedir.

Ana damarlar sağlam olsa da bu yüzeyel  ve derin damarlar arasında bağlantı yapan perforan damarlar cilt altına doğru basıncı arttırarak ciltte kılcal veya  büyük varislere neden olabilirler.  İleri dönemlerde sadece bu yan damarlara bağlı bacakta yara bile açılabilir. Görsel varislere neden oluyorsa veya kişiye ağrı, kramp, şişlik ve bacakta yorgunluğa neden oluyorsa bunların tedavisi gerekmektedir.

Ciltte bulunan kılcal varisler içinde öncelikle detaylı bir ultrason veya venografi ile altta yatan kaynak noktası var mı diye bakılmalıdır. Pek çok yerde yapıldığı gibi hiçbir tetkik yapılmadan sadece ciltte görülen varislere yönelik iğne, köpük, laser ve  radyofrekans gibi tedavilerin yapılması doğru değildir. Hem tedavide verilen özel ilaçların derin damarlara kaçarak damar tıkanıklıklarına neden olma riski vardır  hem de tedavide başarılı olma şansı düşüktür.

Alttaki  kaynaklar araştırılmadan direk cilde çeşitli müdahaleler yapılması o bölgedeki varisleri geçici olarak yok edebilir.  Ciltte varislere neden olan derin damarlardan gelen bir kaynak noktası varsa o bölgede varisler kaybolacak ama bir süre sonra biraz yakınından ciltte derin ara bağlantılardan gelen kaçağa bağlı tekrar varisler oluşacaktır. Öncelikle buz dağının görülen kısmını değil alttaki kaynağını kapatmak gerekir.

Derinden gelen ve cilt varislerine neden olan  kaynak noktaları saptandıktan sonra  Ultrason eşliğinde bunlara işaret konulur. O bölgenin lokal anestezi ile uyuşturularak kaçağın kapatılması birkaç dakikalık bir müdaheledir.  Hastanın hastanede yatmasına gerek yoktur ve günlük yaşamını etkilemez.

Bu derin damarlarla olan bağlantının kapatılması yüzeyde bulunan varislerin basıncını azaltacak ve bazı durumlarda seyrekleştirecektir. Bir süre sonra cilde yapılan skleroterapi (iğne tedavisi) veya estetik tedavilere başlanabilir. Bu yüzeyel cilt varislerin tekrarlamasını önleyecektir.

C- Varisli Damarın Çıkarılması:

Klasik olarak uygulanan  'stripping tekniği'  varisli damarın yerinden çıkarılması yöntemidir. Bu yöntem artık eskiden olduğu gibi geniş ve iz bırakıcı kesilerle değil, daha küçük kesilerle, çoğunlukla iz kalmasını azaltıcı hassas tekniklerle uygulanmaktadır.

 

Bu klasik cerrahi tedavi yönteminde kasıkta ve ayak bileğinde yapılan kesilerden yararlanarak hastalıklı yüzeyel toplardamar boylu boyunca  çıkartılır. Bu damar çıkartılınca vücuda bir zarar verilmiyor. Çünkü bu damar genişlemiş kıvrılmış, bükülmüş, gereğinden fazla kanı içinde biriktiren ve zamanla damar dışına bu damardan sıvı sızarak  şişlik, kaşıntı, renk değişikliği, lekelenme, varis ülserleri bile olabiliyor. O nedenle bu hastalıklı damarı almak gerekiyor.  Genellikle ilave olarak diz altı bölgede bulunan genişlemiş yan dallar (pakeler) 2-3 mm’lik ayrı ayrı kesilerle temizlenir. Bu işlem spinal anestezi ile yapılır ve genellikle hasta hastanede bir gece yatar. Aynı gün ayağa kalkıp yürüyebilir. Hastaların bir hafta boyunca işe gitmemeleri önerilir. Bu tekniğin komplikasyonları arasında, enfeksiyon, hematom (cilt altında kanama), derin damar pıhtılaşması ve yüzeyel sinir hasarına bağlı hissizlik, keçeleşme gibi yüzeyel his kusurları sayılabilir.

 

4- Ameliyatsız Varis Tedavisi

Damarın içinden lazer veya RF uygulayarak varisin kurutulması
 

A - Damar içi termal ablasyon (Lazer veya radyofrekans)

Bu teknikte yüzeyel toplardamar içine bir iğne yardımıyla girilerek ve yüksek ısı veren bir kateter aracılığıyla damar içeriden ısıyla kapatılır. Bu teknikte de ilave olarak varsa diz altı bölgede bulunan genişlemiş yan dallar (pakeler) 2-3 mm’lik ayrı ayrı kesilerle temizlenir. Bu işlem lokal veya spinal anestezi ile yapılır ve hasta aynı gün taburcu edilebilir. Hasta aynı gün ayağa kalkıp yürür ve birkaç gün sonra işe başlayabilir. Bu teknikte de derin damar pıhtılaşması, hafif yüzeyel yanıklar ve his bozuklukları görülebilir. Ancak klasik cerrahi girişime oranla bu komplikasyonlar daha az gözlenir.


EVLA (EndoVenöz Lazer Ablasyonu)
Ameliyathane ya da steril bir ortamda uygulanır. Hastaya lokal anestezi , spinal anestezi  dediğimiz belden uyuşturma yöntemi ile veya hastanın isteğine bağlı olarak genel anestezi altında uygulanır .Genelde lokal anestezi ile uyguluyoruz.  Operasyon sırasında Dopplerle damar bulunur ve buradan girilerek lazer kateteri damar içine yerleştirilir. Sonra  Lazer enerjisi kullanılarak damar ısıtılır ve damarın içi kurutularak kapatılmış olur. Bu işlem sırasında damar çevresine , etraf dokulara lazer enerjisinin ısı etkisinden  koruma amaçlı olarak özel karışımlı soğuk bir sıvı verilir.

ENDOVENÖZ GİRİŞİME  uygun bir damar olup olmadığı öncelikle ultrason bulgularına göre karar verilir.

Müdahele öncesi laser yapılacak damarın seyri ultrason eşliğinde işaretlenir.

Dopplerle damarın seyri işaretlenip laser kateteri yerleştirildikten sonra damar çevresine özel karışımlı bir sıvı verilerek  devam edilir.

Laser ısısı kişinin kilosuna ve vücut ölçümüne göre hesaplanarak laser ısısı verilmesine başlanır. Bu damarın ısıya bağlı kapanmasına neden olur erken dönemi takiben damarda ısıya bağlı kaçak noktası kapanarak varis tedavi edilmiş olur.

Damar içi lazer uygulaması ortalama olarak tek bir taraf için 20 – 40  dakika kadar sürüyor ve işlemi tekrarlamak gerekmiyor. Ancak damar içinde lazer işleminin uygulanabilmesi için hastanın damar çapının belli bir ölçüde olması ve fazla kıvrımlı olmaması   aranan iki şart. Bu durumların dışında herkese uygulanabiliyor. Ayrıca hafif morarmaların dışında hiçbir yan etkisi yok. O da her hastada olmuyor. Olduğunda üç haftada geçiyor. Girişim yapılan damarın sertleşmesi hemen her hastada söz konusu. Bunlar girişimin ilk günlerinde daha fazla kendini belli ediyor. Ancak kısa sürede iyileşme ile kayboluyorlar.

 

ENDOVENÖZ GİRİŞİMLERİ KİMLERDE YAPMAMALI?

Endovenöz lazer operasyonlarının akut  derin ven trombozu olan hastalarda ve gebelerde uygulanmaması gerekir . Doğumsal toplardamar hastalığı olanlarda ( KlippelTrenaunay , ParkesWeber Sendromu gibi) majör venlere genelde uygulanmaması gerekir.

Çok kıvrımlı venlere de yapısı nedeni ile lazer uygulanması çok zordur.

Lazer işleminde cildin çok iyi korunması gerekir , yoksa enerjinin yüksekliği nedeni ile yanıklar oluşabilir.

Lazer uygulanacak ven çapı 2 cm  den az ise delinme veya yırtılma söz konusu olabilir.

 

ENDOVENÖZ GİRİŞİMLERİN SONUÇLARI

İşlem ne kadar mükemmel yapılırsa yapılsın geniş çaplı venlerde daha fazla olmak üzere damarlarda kısmi veya tam açılma görülebilir. Bu hastalarda endovenöz kapatma tekniği ile operasyonun tekrarı gerekebilir

Lazerle endovenöz kapama tekniği uygulanan hastaların çoğunluğunda hemen hemen hiç ağrı olmaz. Nadiren olsa da ağızdan alınan ağrı kesicilerle tedavi edilirler .

Bacakta şişme veya aşırı ağrı hissi , gelişen derin ventrombozuna bağlı olabilir ve doktorunuzun kontrol etmesi gerekebilir.

Ayak parmaklarındaki uyuşma hissi , renk solması veya renkte mora yakın koyulaşma yine derhal doktor kontrolunu gerektiren durumlardandır.

 

 

Bu operasyonu geçirdiniz sonrasında ne yapmanız gerekir ?

İlk gün 20 dakikalık olmak üzere 3 defa yürüyüş yeterli olacaktır.

Ancak oda ve ev içerisindeki günlük aktivasyonların sınırı yoktur.

Çok uzun süre sabit olarak ayakta kalmamak gerekir. İstirahat edileceği zaman bacağın yükseğe kaldırılması yararlı olacaktır.

Güçlü kardiovasküler aktivasyonlarda uzak kalmak gerekir. Bunlar ağırlık çalışmak , efor gerektiren sporlar yapmak gibi durumlardır . En az on gün kadar bunlara dikkat edilmesi gerekir.

Operasyon sonrası doktorunuzun yapacağı Doppler kontrolü sonrasına kadar varis destek çorabınızın kalması gerekir. Sonraki giyilecek kontrolde belirtilecektir.

Genelde üç veya dört gün sonra hastalar işine dönebilir. Ancak hastanın işi uzun süre ayakta kalmayı veya ağır kaldırmayı gerektiriyorsa bu süre biraz daha uzatılmalıdır.

 

Endovenöz Laser Tedavi protokolleri

 

***Tedavi öncesi öneriler

 

İşlem sabahı geliniz.

İşlemden 5 gün öncesinden tüm kan sulandırıcı ilaçları hekiminize danışarak kesiniz.

Randevunuza gelmeden önce 2 gün öncesinden itibaren epilasyon, ağda, traş yapmayın.

Randevu alanına krem, losyon, nemlendirici sürmeyin.

Tedavi günü yanınızda bir refakatçi getiriniz.

Tedavi öncesi her türlü soru ve endişelerinizi hekiminize iletin. Bilgilendikten sonra tedaviye izin verdiğinizi ve istediğinizi ifade eden onam formunu imzalayın.

 

***Tedavi Sonrası Yapılacaklar

 

Elastik bandaja sarılı olan bacağınızı 48 saat açmayın .48 saat sürekli giydikten sonra çıkartarak ılık suyla duş alarak bacağınıza uygun varis çorabınızı giyinin.

Bir buçuk ay süreyle varis çorabınızı giymeye gayret edin. Akşamları istirahat edene kadar çorabınızı çıkartmayın. Mümkünse gece yatağa girerken çıkartın.

Rahatsız olduğunuz bölgeye soğuk kompres yapabilirsiniz.

İki hafta boyunca ağır egsersiz, spor yapmayın.

Bunu soğuk bir havlu, soğuk su torbaları veya buz ile yapabilirsiniz. Cilde direk temas etmeden etrafına yumuşak bir pamuklu örtü sararak soğuk uygulamaya özen gösterin.

Bir haftaya kadar tedavi uygulanmış bölgede damardagerilme, çekilme hissedebilirsiniz. Ağrınız tedavi edilen damarın kapatıldığının ve endovenöz işlemin başarılı olduğunun da bir bulgusudur.

 

B- RF İLE DAMAR ABLAZYONU

Damar içi girişimlerden bir diğer radyofrekans.  Lazer uygulamaları ile aşağı yukarı aynıdır. Damar mikrodalga aracılığı ile ısıtılarak tedavi edilir.

 

 

 

5-Varisin Estetik Tedavileri

 

VARİSİN ESTETİK VE GÖRSEL TEDAVİLERİ

Cilt üzerinden uygulanan lazerler köpük veya skleroterapiyle tedavi edilemeyecek kadar ince varislere uygulanacak tedavidir.  İğnenin giremeyeceği kadar ince kılcal varislere ilaç verilemediği için bunların tedavisi lazer veya radyo frekansla yapılmaktadır.

Bu varisler özellikle bayan hastaları görsel olarak rahatsız oldukları için etek giyememekte, kendine güvensizlik zamanla da psikolojik rahatsızlıklar gelişebilmektedir.

Tedavi edilmeyen kılcal varisler giderek daha hızlı yaygınlaşmaktadır bu sebeple var olanların tedavi edilmesi yaygınlaşmayı da engeller.

Kılcal varis tedavisinde en yaygın kullanılan tedavi radyo frekans ve lazerdir.

  • Skleroterapi(Direk veya köpük skleroterapi)
  • Dış Lazer Uygulaması
  • Radyofrekans ile Termokoagülasyon



A- Skleroterapi:

SKlerotherapy yöntemi ilk olarak antikçağda Hippokrates tarafından uygulanmıştır. Hippokrates tarafından bakır bir telin varisli damarın içine sokulmasıyla ilk varis tedavisi ve sklerotherapy uygulaması yapılmıştır. 1945'te Dr.Fegan ve Dr.Sig'in çalışmaları sonunda modern sklerotherapynin temelleri atılmış, gelişen teknolojilerin tedavide kullanılmasıyla, günümüzdeki genişlemiş uygulama alanına kavuşmuştur. Tedavinin temeli, izole olarak bozuk varisli damarda fibrozis oluşturulması ve damarın vücut tarafından uzaklaştırılmasıdır

Sklerotherapy yönteminde damar içinden çalışılarak sınırlı endotel (damarın en iç duvarını yapan hücreler) hasarı oluşturulur ve basınç uygulanarak bu damarların birbirine yapışması sağlanır. Tedavi sonrası devre dışı kalmış bozuk damar vücuttan atılır ve bu damarların sağlam damarlar üzerindeki yükünün azalmasıyla toplardamarlar daha etkili çalışır.

Skleroterapi, kapiller varis tedavisinde yaklaşık 60 yıldan bu yana başarı ile kullanılıyor. Tedavinin esasını çok ince özel iğneler kullanılarak, hastalıklı varis damarı içine, damar cidarını tahrip edici bir sklerozan madde verilmesi oluşturmaktadır. Sklerozan madde varis damarı cidarına hasar vermekte ve yapılan kompresyonla birlikte varisli damarın bütünlüğü kaybolmaktadır. İçine kan dolamadığı için görünmez hale gelen varisli damarlar daha sonra vücut tarafından yok edilmektedir.

Çok ince iğneler kullanıldığı için işlem fazla ağrı vermiyor. Varisli bölgenin genişliğine göre enjeksiyon sayısı ve tedavi seansı değişir. Tedavinin seanslar halinde yapılır çünkü enjeksiyon neticesini görmek ve kalan varisli bölgelerin tespit edilerek yeniden enjeksiyon yapılabilmesi açısından belli bir süre beklenmesi gerekmektedir. Her seans yaklaşık 15 – 45 dakika kadar sürmektedir.

Hastalıklı damarın içine çok ince bir iğne ile girilerek az miktarda damar kurutucu ilaç verilir. Kullanılan ilaçlar genellikle yüksek konsantrasyonlu tuzlardan oluşur. BU çözeltiler hasta damarın iç cidarını bozarak damarın kapanmasına neden olurlar. Kapanan damar daha sonra vücut tarafından eritilerek yok edilir.

 Tedavi sonrası 7–10 gün basınçlı çorap kullanılır ve kişi günlük aktivitelerine hemen dönebilir.15–20 dakikalık ağrılı olmayan bir uygulamadır. Varislerin yoğunluğuna bağlı olarak birden çok seans uygulamak gerekebilir. Uygulamadan sonra kişi hemen günlük yaşamına döner. Eğer bu ince damarları besleyen daha büyük varisli damarlar varsa bu tedavi hiçbir sonuç vermez. Damar kaybolsa da kısa sürede hemen yakınında bir alandan tekrarlar. O nedenle önce ciltte bulunan varisleri tetikleyecek derinde bir kaynak var mı diye ultrason ile bakılır, herhangi bir kaynak varsa önce o kaynağa müdahele edilir. O kaynak bittikten sonra ciltte görülen kılcal damarlara müdaheleye sıra gelecektir.

Skleroterapininuygulanmaması gereken durumlar şunlardır:

  • Gebelik
  • Ek hastalığı olanlar  örneğin böbrek, karaciğer, akciğer yetmezliği olan hastalar.
  • Bacağı besleyen damarların yani arteriyel sistemin sağlıklı olmadığı hastalar
  • Ciddi allerjisi olan hastalar
  • Akut yüzeyel ve derin damar tıkanıklığı olan olgular
  • Kan sulandırıcı tedavi alan hastalar

 

Skleroterapide oluşabilecek yan etkiler

  • Renk değişikliği yani hiperpigmentasyon . Yaklaşık bir yıl içinde geriler. Düzenli  özel destek kremler sürülmesi ile bu süre daha da kısalabilir.
  • Geçici şişlik
  • Yer yer morarmalar
  • Ağrı, iğne yapılan bölgelerde hassasiyet, kaşıntı, yanma
  • Siyak renk değişikliği
  • Yüzeyel ana damarlarda tromboflebit
  • Derin ventrombozu ve pıhtı atması
  • Allerjik reaksiyonlar

Skleroterapiye başlamadan önce hastanın muayenesi çıplak gözle ve veinlite adlı özel bir varisli damarları gösteren cihaz ile ayrı ayrı yapılır.

 

  

B-KÖPÜK SKLEROTERAPİ

Varislerin tedavisinde kullanılan skleroterapi (ilaçla varisi kurutma) yönteminin geliştirilmiş şeklidir ve giderek yaygınlaşmaktadır. Köpükle varis tedavisinde hastalıklı damarı yok edici ilaç 1 ilaç 4 hava şeklinde özel aletinde karıştırılarak köpük haline getirilir. Elde edilen köpük çok ince iğne yardımıyla damarın içine verilir. Köpürtülerek verilen ilaç varisli damarın büzülerek yok olmasını sağlar. Tedavi edilen varis şeklini almış damar sonsuza kadar kadar yok edildiğinden aynı damarda tekrar varis olmaz.

Direk skleroterapide verilen ilaç yok edilmeye çalışılan damarla temas etmeden önce kan ile yıkanarak seyreltilir. Köpük yönteminde ise sklerozan madde kan ile yer değiştirir direk damarın içine dolar. Damar duvarı ile direk temas eder. Damardayoğun bir spazma neden olur. İşlem sonrası bacak baskılı elastik bandaja alınarak damarın tekrar kanla dolması önlenir.

Köpük tedavisi yan etkileri

  • -En ciddi sorun derin damar tıkanıklığıdır.

Hasta sırtüstü yatarken yapılır. Bu hem hasta rahat etsin diye hem de allerji gibi yan etkiler gelişirse senkop riskini azaltmak içindir. Damarlar elle gerdirilerek çok ince iğnelerle girilerek sklerozan madde damara verilir. Hemen pamukla bastırılır .Daha sonra bandajla veya kompresyon çorabı ile sarılır.

 

Kompresyon yapmanın amacı ve önemi nedir?

İlacın direk damar yüzeyiyle teması devam ettirilmiş olur. Bu sayede damarda daha etkili bir tıkanma ve damarda yokolma daha etkili olur. Hem de derin damara maddenin kaçarak en çok korktuğumuz komplikasyon olan derin ventrombozu riski en aza indirilmiş olur.

Lekelenme riski azalır.

Özellikle 3 haftalık kompresyon ile sonuçlar daha da mükemmel olacaktır.

 Hastalar işlem sonrası varis çorabı giyinmelidir.

Aynı zamanda sarılan çorap çok sıkı olursa da ayakta şişme his kayıpları, morarma olunca hemen çorap veya bandaj açılmalı daha hafiftekrar sarılmalı veya çorap değiştirilmelidir.

Skleroterapiden sonra yürümek çok önemlidir. Yürüme kas pompasını çalıştırarak toplardamar dönüşünü arttırır ve sklerozan maddenin birikmesini önleyeceği için derin ventrombozu riskini azaltır.

En az 15 dk yürümelidir.Bu yürüyüş özellikle hastanede yapılmalıdır. İlacın allerji ama riski olduğu için hastaneyi terketmeden hastane içerisinde yürüyüş yapmalıdır.

Normal gündelik yaşama hemen başlanabilir. Aşırı efor isteyen sporlar veya hareketlere ise 3 gün sonra başlamalıdır.

Bandaj bir problem olmazsa iki gün sonra açılmalıdır. Bu tedavinin etkinliğini daha da arttıracaktır.

İki günden sonra hekiminizin önereceği basınçta ve yetkili kişilerce bacak çapınız ölçülerek verilen doğru ölçüde varis çorabı giyinilmelidir. Bu koşullarda varis çorabına uyumunuz da artacaktır.

Bacağınızı ilk açtığınız da yer yer morarmalar, şişlikler ve çirkin bir görünüm olması doğaldır.  Kurutulmaya çalışılan damar  verilen ilaca bağlı hücrelerden salınan renk veren maddeler nedeniyle kahverengi bir görünüm alabililır.   Vücut zamanla bu maddeleri emerek  görüntü kaybolacaktır. Erken dönemde en fazla görülen bu bulgular ve özellikle renk değişikliği zamanla azalacaktır. Tüm bu reaksiyonların ve gelişimin tam bir standart süresi yoktur. Kişiden kişiye yapılan tedavinin etkinliği, oluşan morarma ve lekenmelerin şiddeti, bu lekelerin ve damarların kaybolma hızı kişiden kişiye değişir. Skleroterapiden yaklaşık 6 ay ile bir yıla kadar uzayabilen bir sürede kesin sonuç beklenmemelidir.

Tüm damarlar yok edilebilir mi ?

Varisli olan ya da gelecekte varis şekline dönüşme ihtimali olan tüm toplar damarlar yok edilir. Önlem olarak ta yapıldığı için tekrar ihtimali ameliyata kıyasla çok daha azdır. Uygulanan tedavi sadece o anda problemli ya da varisleşmiş damarlar üzerinde olacağı için, ileride başka kapiller damarların da varisleşerek benzer sorunların tekrar ortaya çıkabileceği bilinmelidir. Ayrıca kapiller varislerin, büyük çaplı varislerle birlikte bulunduğu hastalarda öncelikle büyük çaplı olanların tedavisi gereklidir. Birkaç milimetrelik kesilerle varisler cerrahi olarak çıkarılabilir.

 


C- Ciltten Radyofrekans Uygulanması

1-3 mm ve daha küçük varislerin, radyofrekans (RF) ile yakılarak kurutulması işlemidir. Yan etkisi olmayan, ağrısız 15-20 dakika süren bir işlemdir. Hasta tedavi sonrası işine ve her türlü günlük aktivitesine dönebilir. Varislerin yoğunluğuna  göre birden çok seans uygulamak gerekebilir.

Radyo frekans yöntemiyle varis tedavisi

Radyo dalgalarıyla tedavi tıbbın bir çok alanında kullanılmaktadır ve her gün yeni bir branşın hizmetine girmektedir. Kullanılan radyo dalgaları kanser tedavisinde radyasyon enerjisinden çok farklı bir enerji türüdür. Üretilen enerji 4 mega hertz dalga boyunda bir enerji türüdür ve bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

Radyo frekans adıyla anılan bu cihazla ince ve orta kalınlıkta kılcal damar tedavisinde kullanılır. Deri üzerinden direk damara dokunularak uygulanır, cihazın ucu damara değdiği an varis yok olur. Çok pratiktir ve etkindir. Uygulama genellikle tek seansta tamamlanır ancak çok yaygın vakalarda seans gerekebilir.

İnce (Kılcal) ve orta (retiküler) varislerin tümünün tedavisinde kullanılır. Damar cilt üzerinden uygulanan radyo frekansları yardımıyla ısıtılarak yok edilir. Etkisi uygulama anında görülür. Dokunulduğu anda damar kaybolur, bir varis için tek seans genellikle yeterli olmaktadır, seyrek olarak 2.seans gerekebilir.

RF tedavisinin üstünlükleri

  • Uygulama çok pratiktir.
  • Herhangi bir kalıcı yan etki oluşturmaz
  • Ameliyat edilemeyecek kadar ince damarlara çözüm getirir. Köpük yadaskleroterapi yapılmayan ince damarlar bu yöntemle rahatlıkla yok edilebilir.
  • Tüm kılcal (yüz, burun bacaktaki) varisler tedavi edilebilir.
  • Uygulanan damar tek seansta yok olmaktadır. Etkisi uygulama anında görülür
  • Acı çok az olduğu için uyuşturucuya ihtiyaç duyulmaz.
  • Ameliyat veya laserden daha az ağırılıdır
  • Hasta sosyal yaşamını sürdürürken tedavisini yaptırabilir
  • Uygulama sonrası bandaj gerekmez.

Radyo frekansla varis tedavisinin dezavantajları ;

Kalın varislerin tedavisinde yetersiz kalır. Büyük yeşil görünümde ve kalın damarların yokedilmesinde başarısız kalır.

Uygulamadan hemen sonra verilen ısıya bağlı küçük noktacık şeklinde kabuklanmalar oluşur.

D - Ciltten Lazer Uygulanması

Tedavi süresince ve sonrasında bandaj veya varis çorabı kullanılmaz.

Enerji taşıyan ışığın damara uygulanmasıyla yapılan bir tedavidir. Kılcal varis tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Çeşitli yöntemlerle soğutulan cilt üzerinden uygulanan yoğun ışığın daha koyu renkli olan varis tarafından tutularak ısınıp yok olması prensibine dayanır. B tedavi yüksek ısı taşıyan ışığın çok kısa süre (0.3sn) damara uygulanması şeklindedir. Cildi etkilemeden geçip daha koyu renkli (kırmızı,mor) damarı ısıtır, damar ısınınca içindeki kan pıhtılaşır ve o kılcal damarı yok edecek şekilde tıkar. Pıhtılaşan ve tahrip olan bu damar vücut tarafından emilerek yok edilir geride normal cilt kalır.

 

Tedavi ağrı verir mi ?

Işık kişinin algılayamayacağı kadar kısa süre uygulandığı için belirgin acı olmaz , lastik çarpmış kadar bir acı olur. Bu kadar acı genellikle rahat tolereedilir . Acı sebebiyle tedaviden vazgeçen hastamız hiç olmadı. Bu hafif acıyı daha da azaltmak için soğutucu jel uygulanır.

 

Lazer tedavisi ne kadar sürer ?

Uygulamada dolaşımın hızlı olduğu damarlar etkilenmeyebilir bu sebeple tedavi bir ay aralarla uygulanan seanslar şeklinde devam eder genellikle 2-3 seans sürer ancak bazen daha uzun sürebilmektedir. Seans süreleri 10-30 dakika arası değişmektedir.

 

Tedavi sonrası varis tekrar oluşur mu ?

Tedavi edilen varis sonsuza kadar yok olur ancak o bölgedeki ya da diğer alanlardaki damarlar zamanla genişleyebilir, bu durum çürük dişin çekilmesinin diğer dişlerin çürümesine engel olamayacağına benzetilebilir.

 

Lazerle tedavisinin üstünlükleri

  • Uygulama kolay ve ağrısızdır, uyuşturucu ve narkoz gerekmez.
  • İstirahat gerektirmez, tedavi süresince hasta işine devam edebilir
  • Hiç iz bırakmaz (özellikle etek giyen bayanlarda iz önemli sorundur)
  • Kıl kökleri de etkilenebileceğinden bacak kılları dökülebilir veya zayıflar.
  • Tedavi süresince ve sonrasında bandaj veya varis çorabı önerilmez.
  • Yüz bölgesi dahil her bölgeye uygulanabilir.
  • Uygulama alanında lekeler varsa onlarda geriler.
  • Kozmetik olarak bacaklarda ciddi güzelleşme sağlanır

1-3 mm genişliğindeki varislerin, cildin dışından lazer ışığı uygulayarak yakılması yöntemidir. Ağrısızdır, 15–20 dakikalık bir uygulama sonrası hasta işine ve gündelik aktivitelerine dönebilir. Varislerin yoğunluğuna bağlı olarak birden fazla tedavi uygulamak gerekebilir.

 

 

Kılcal Varis tedavisi uygulanma süreç protokolü

 

TEDAVİ ÖNCESİ ÖNERİLER

  • Tedavinize gelmeden iki gün öncesinden epilasyon, ağda , traş yapmayın.
  • Randevu günü tedavi alanına krem, losyon, nemlendirici sürmeyin
  • İşlemden 5 gün öncesinden asprin ve kan sulandırıcı almayın.
  • Tedaviye çok aç veya ağır yemek yemiş gelmeyin. Mümkünse hafif bir şeyler atıştırın
  • Mümkünse işlem sırasında giyebileceğiniz bir şort veya tayt getirin
  • Bol rahat ayakkabı ve kıyafetler tercih edin.
  • Tedvi öncesi her türlü sorularınızı hekiminize sorun, iyice bilgilenin ve tedaviyi onayladığınıza dair onam formunuzu imzalayın.

TEDAVİ SONRASI ÖNERİLER

  • Tedavi bitiminden hemen sonra günlük yaşamına devam edebilirler.
  • İki gün elastik bandaj mümkünse çıkartılmamalıdır. Günde bir kez 10 dk bandaj açılarak bacak rahatlatılmalı ama çok gecikmeden tekrar aynı şekilde bandaja sarılmalıdır. Parmaklarda renk değişikliği, morarma , soğuma hissederseniz derhal çorap  çıkartılmalıdır. Bu şikayetler gerilemezse derhal doktorunuza başvurunuz.
  • İki günden sonra uygun varis çorabına geçilmelidir.
  • Tedaviden 48 saat sonra ılık suyla duş alınabilir. Sıcak su ve sauna önerilmez.
  • Hafif kızarıklık, şişme, morarma, şişme tedavi sonrası görülebilir. Normal sonuçlardır.
  • Tedaviniz kılcal damarlarınızın yaygınlığına göre seans sayısı değişecektir.
  • Tedavinin etkinliği 3-6 ay arasında değişir. Hatta bir yıla kadar uzayabilir. Sabırlı olmak gerekir.
  • Her gün 30 dk yürüyüş yapılması faydalı olacaktır.

Bu tedavilerden size hangisinin uygulanacağı, doktorunuzun koşullarınızı ve hastalığınızı değerlendirerek vereceği karara bağlıdır. Bazen bu tekniklerin birkaçının bir arada uygulanması gerekebilir. Unutmayın ki önemli olan ve tedavinin başarısını etkileyen en iyi yöntemin değil, size en uygun yöntemin seçilmesidir. Bunun için doktorunuzun önerilerini takip etmeli ve size sunacağı tedavi seçeneklerini değerlendirmelisiniz.



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam2
Toplam Ziyaret25602
Saat
Linkler